Kayıtlar

Aralık, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Karanlık

Resim
Sıcacık evimde sıcacık yatağımda üşüyorum.  Ruhum en karanlık köşede  en soğuk duvara  yaslanmış doğacak güneşi bekliyor.  Bilmiyorum ne kadar sürecek bu bekleyiş. Belki bir ömür sürecekte tam gözlerimi yumma vakti geldiğinde güneşim yeni doğmuş olacak. Belkide hiç doğmadan sonsuzluğa acılacak gözlerim. Bir gökkuşağı çıkacak yağan  karanlığın içinden simsiyah tüm renkleri.   Hayatın tüm renklerini icine hapsetmis gibi karanlık, gök yüzünün  mavisini,  gökkuşağının renklerini  müebbet etmiş kendine. Yine simsiyah hayallerim, yine karanlık kalbim ve yine kimsesiz ruhum.. Karanlıklarda ruhum Kaybolmuş bir pusum Güneşi hiç doğmayacak Yağan bir bulutum Acıyor yüreğim Sensiz bomboş ellerim Rengini kaybetmiş bir gökkuşağı gibi  Şimdi gözlerim ...

Yorgun

Resim
Yorgunum ...  Öyle yorgunum ki bu hayata karsi yüreğimdeki yalnızlık, beybimdeki kalabalık kadar çok.   Yüreğim aklımdan daha yorgun. Kalbim sanki tüm kanı çekilmis gibi büzüşmüş kalmış gibi. Sanki artık pompalamayı bırakmışta damarlarımdaki hayat sönmüştü. Bir ölüm sessizliği var , bir yalnızlıgın şarkısı üzerimde. Ufacık bir umut olsa yüreğim şenlenecek gibi, cocuklar gibi oyunlar oynayacak. Hapis yatan bir insanın güneşe hasret kaldığı gibi hasretim huzura, gerçek insanlara. Bir adım atsam o parmaklıklardan özgür bir kuş gibi kanat çırpacağım hayata. Belki Kızkulesi'ne giderim, belki Galata'ya , boğazın ortasında koklarım havayı yüreğim canlanır belki.  Ama sonrası dönmeyecekmiyim yine o parmakliklar ardına? Yine acı içinde kıvranacağım yatağın bir köşesinde. Yine acıyacak kalbim, aklım. Yine susmayacak dusuncelerimdeki o kalabalık. Her zaman ki gibi yorgunum... Belki bir gün yorgunluğu dinlendiren bir yürek çıkar karşıma. Belki...

Ögrenme Çabası

Resim
Bir çocuk kafası karmakarışık, yüreği durulmaz halde. Henuz 17'sinde. Hep kendi halinde , kendi öğrendiklerinde. Ailensinde ne bir din ne bir edebiyat ne bir matematik öğrenmiş. Ama cok meraklı bir çocukmuş. Her şeyi öğrenmeyi kafaya kohmus bir kere. Başlamış araştırmaya , soruşturmaya. Matematik, Türkçe, İngilizce, Tarih derken en çok zorlandığı derse gelmiş Din. İnanıyormuş Allah'a inanmasına ama bilmeden, hissetmeden. Bir gün  dolaşırken bir caminin önünden geçmiş aklı sorularla doluya dayanamamış girmiş içeri.  Caminin hocasının yanına gitmiş utana sıkıla. Nasıl diyeceğini bitmemiş İslami, Hristiyanligi, Yahudiliği, Budizmi öğrenmek istediğini. Ama bir cesaret  gitmiş yanına. Hoca bu ya anlamis bir derdi var genç adamın. Cesaret vermek amacıyla ilk o girmis lafa selamlasmislar falan derken hoca sormuş derdini. Çocuk ilk başta tereddüt etsede anlatmış derdini. Hoca hiçbir söz söylemeden gitmiş yanından. Bizim çocuk tabi şaşkın bir din adamı nasıl böyle b...

Hayat

Resim
 Kimiz biz bu hayatta?  Bir anadan geldik dünyaya doyamadan verdik onuda toprağa. Yalnızlığı ögrendik daha kundaktayken. Masallar gibi basladı evvel zaman içinde kalbur saman içinde mutlu bir prens/prenses varmış. Olmadı sonumuz masalladaki gibi mutlu.  Belkide henüz sona gelemediğimizdendir kim bilir?  Aynı anadan doğdukta kardeşlerimizle tek bir huyumuz benzemedi birbirine. Düşün ey insan kardesine bile katlanamıyorsan zaman zaman şu hayatta, nasıl katlanırsın başkalarından gelen haksızlıga?  Vermiş Allah sabrı daha ne söylenir bunun üstüne bilmem. Aç ellerini semaya dök gönlünden geçenlerini dilinden duaya. Veren Allah alan Allah, bize düşen sükut etmek, şükretmek.  Başlar hayat telaşı bilinmeze doğru. Yıllar yılları kovalar da kavusamaz birbirine. Bak yıllar geçti üstünden yalnızlığın, ölünmüyormuş kimsesizken anlamis olduk.  Yürek bu dayanamaz derde dayanır her şeye. Şu hayatta anasizlık varken sevgilisizligi dert edene küser.  Bundandır yaln...