Ögrenme Çabası




Bir çocuk kafası karmakarışık, yüreği durulmaz halde. Henuz 17'sinde. Hep kendi halinde , kendi öğrendiklerinde. Ailensinde ne bir din ne bir edebiyat ne bir matematik öğrenmiş. Ama cok meraklı bir çocukmuş. Her şeyi öğrenmeyi kafaya kohmus bir kere. Başlamış araştırmaya , soruşturmaya. Matematik, Türkçe, İngilizce, Tarih derken en çok zorlandığı derse gelmiş Din.

İnanıyormuş Allah'a inanmasına ama bilmeden, hissetmeden.
Bir gün  dolaşırken bir caminin önünden geçmiş aklı sorularla doluya dayanamamış girmiş içeri.  Caminin hocasının yanına gitmiş utana sıkıla.
Nasıl diyeceğini bitmemiş İslami, Hristiyanligi, Yahudiliği, Budizmi öğrenmek istediğini. Ama bir cesaret  gitmiş yanına. Hoca bu ya anlamis bir derdi var genç adamın. Cesaret vermek amacıyla ilk o girmis lafa selamlasmislar falan derken hoca sormuş derdini. Çocuk ilk başta tereddüt etsede anlatmış derdini. Hoca hiçbir söz söylemeden gitmiş yanından. Bizim çocuk tabi şaşkın bir din adamı nasıl böyle bir şey yaparda çeker gider. Bir süre sonra hoca elinde bir kitapla gelmiş, çocuğa bunu okumasını sonra tekrar gelmesini söylemiş. Okurken nelere dikkat etmesi gerektiğinde anlatamış. Bizim bu genç arkadaş baslamis bir heves okumaya ama sadece okuyormuş.
Kafası karmakarışık. Kuran'ı okuduktan sonra gitmiş yine hocanın yanına. Hiçbir şey anlamadığını, Peygamber Efendimizin savaşları, kadınların,erkeklerin dikkat etmesi gerekenler ve bir takım yasaklardan bahsettiğini söylemiş. Cami hocası hir tebessüm etmiş ve tekrar okumasını ama bu kez inanarak ,ögrenmek icin, anlamak için okumasını söylemiş. Çocuk anlamladiramasada tekrar okumuş, sonra tekrar derken anlamaya başlamış. Hemen bir heyecan gitmiş hocanın yanına. Anlamak üzere olduğunu öğrenmek için can attığını anlatmış. Ama bunun yanı sıra diğer dinlerin kitaplarını da okumak istediğini  söylemiş,  sakınca olup olmadığını sormuş.
Cami hocasının tek söylediği şey bütün kitaplarda aynı şey farklı örneklere anlattığını ve tüm dinlerin aslında  tek Tanrı inancına sahip olduğunu söylemiş. Genç çocuk neredeyse yemeden içmeden okuldan fırsat buldukça araştırmaya devam etmiş. Ve artık inancını pekiştirdiğine inandığında hocanın yanına gitmiş.
Aslında tüm dinlerin sevgiyi,  okumayı, yaşatmayı emrettiğini ve Allah'ın merhametinin sonsuz olduğunu  tek affedemeyeceği şeyin kul hakkı oldugunu anlamış.
Şu hayata geliş amacımız şükretmek ve  inanmak  ama biz bunu bile beceremiyoruz diyerek yakımış.
Hoca bu sözleri o bilgisiz, her şeyden bir haber cocuktan duyduğunda duygulanmis ve çocuğa  Allah'ın emirlerinden birini okumayı anladın yerine getirdin şimdi sırada  diğerleri  var demiş.
Çocuk hayatında hep o kurallara göre yaşamış ve yüreği, aklı hiç şüphesiz şükretmesini bilmiş...



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Korku

Yorgun

Film